Asgari Ücret Rüzgarları (Hürriyet İK)_detay

Asgari Ücret Rüzgarları (Hürriyet İK)

Bugünlerin sıcak gündemi olan "Asgari Ücret Artış Etkileri", bu haftaki (17 Ocak) Hürriyet İK'nın da bu başlık altında ana konusuydu. Birbirinden değerli görüş ve araştırmaların yer aldığı bölümleri edinip okumanızı tavsiye ederim.
Söz konusu dosya haber içerisinde benim de paylaştığım görüşlerim yer aldı. Söz konusu paylaşımımı, biraz daha genişletip detaylandırarak burada ele almak istedim.
Bildiğimiz ve sıkça tekrarladığımız gibi ücret, çalışanlar ve aileleri için bir gelir kalemi iken kurumlar için bir gider kalemi. O nedenledir ki; üzerinde konuşmaların, pazarlıkların yapılması ve bir tarafın maksimize etmeye çalışırken diğer tarafın minimize etmeye çalışması çok anlaşılabilir bir durum. İki taraf arasındaki bu anlaşmaları etkileyen 2 dış etken söz konusu. Bunlardan bir tanesi piyasa yani çalışanın benzer işler için bulabileceği fırsatlar ve oradaki ücretler, diğer ise kanun koyucu tarafından belirlenen limitler. Bu limitlerin en kritiklerinin başında ise Asgari Ücret geliyor yani bir çalışana verilebilecek en düşük ücret.
2016 yılı için asgari ücrette yaklaşık %30’luk bir artış kararlaştırıldı ve kurumlar, bütçelerini yeniden gözden geçirmek durumunda kaldılar. Son 5 yıldaki artışın yaklaşık %65 olduğunu düşünürsek, tek seferde %30’luk bu artış yüksek görünüyor. Ancak tekil değil de bütünsel baktığımızda durumun o kadar da kötümser olmadığını görüyoruz zira;
  • Yaklaşık %10 artış zaten olacaktı
  • Sektörlere göre farklılıklar olmakla birlikte kurumların toplam maliyetleri içerisinde ücret maliyetlerinin oranı %15-25 aralığında
  • Asgari ücretteki %30’luk artış tüm ücretlere yansıtılsa bile toplam maliyet üzerindeki artış etkisi yüzdesel olarak korkutucu boyutlara ulaşmıyor
  • Evet kar marjları çok yüksek olmayabilir, evet diğer giderler üzerindeki etkimiz çok olmayabilir ancak asgari ücretteki bu artışın, etkin ve verimli yönetilen şirketleri “batma noktasına” götürmeyeceği de çok açık. Değişime adapte olmak, fırsat bu fırsat diyerek iş yapış şekillerimize çeki-düzen vermek elbette önemli ancak "bahane" algısı yaratmamak da bir o kadar kritik.
Asgari ücretteki bu artışın olası etkilerini ve kurumların üzerinde çalışıp hayata geçirmeyi planladığı uygulamaları şu şekilde sıralayabiliriz:
  • İlk ve kesin adım olarak kanun gereği, asgari ücret alan çalışanların maaşları asgari ücrete çekilecek. Yine aynı şekilde, eski asgari ücretin üstünde ama yeni asgari ücretin altında kalan ücretler için de aynı şey söz konusu.
  • Bu ücret grubunda var olan prim sistemlerinde güncellemeler yapılacak yani 2015’deki sabit-değişken ücret oranları değişerek toplam ele geçen-maliyet dengesi korunmaya çalışılacak
  • Asgari ücretteki bu artış, domino etkisi yaratarak tüm ücretleri yukarıya taşıyacak ancak bu etki tıpkı suya atılan bir taşın etkisi gibi olacak yani etki noktasından uzaklaştıkça zayıflayarak devam edecek. Asgari ücrete yapılan %30’luk artış %30-25-20-15-10-5 gibi etkilerle üst ücretlere doğru devam edecek. Bu durumda en üst yönetim kadrolarının ücretlerini bir kenara bırakırsak, ücretler arasındaki makasın biraz daralması söz konusu olacak. Yani yeni mezun veya alt seviyelerde bulunan beyaz yakalı çalışanlar için, planlanan ve öngörülene göre daha yüksek artışlar bekleniyor.
  • Bir çalışanın kuruma maliyeti kapsamında ücret dışında da bileşenler bulunuyor. Ücret ve ücret maliyetindeki artışların “toplam çalışan maliyeti” üzerindeki etkisini azaltmak adına kurumların yan haklar ve ek uygulamalardaki artış ve iyileştirmeleri de minimumda tutması veya ötelemesi söz konusu.
  • SGK tavanı, asgari ücretin 6.5 katı olarak belirleniyor. Ücretleri bu tavanın üstünde ve sözleşmeleri “brüt ücret” esasına göre belirlenmiş olan çalışanlarda, bu ekstra artışın olumsuz bir etkisi yaşanacak ve ellerine geçen net ücret azalacak. Kurumların, bu azalışı tamamıyla telafi edecek bir uygulamaya gidecek gibi bir yaklaşımı görünmüyor.
  • Tam hazırlıklı olmasalar da, kurumların baz ücretlerdeki artışları minimumda tutup değişken ücreti ön planda tutma eğilimleri söz konusu yani “kurum olarak kazanırsak paylaşalım” yaklaşımı.
Asgari ücretteki artış kararı bir işaret fişeği gibi oldu ancak sağlıklı bir Ücret Yönetimi için önemli ve kritik olan noktaları bir kez daha hatırlamakta fayda var:
  •  Uygun bir organizasyon yapısı
  • Doğru sayı ve nitelikte çalışanlar
  • Motive edip çalışan katkılarını maksimize edecek rekabetçi ücret
  • Motive edip çalışan katkılarını maksimize edecek iç ücret adaleti
  • Küçülmüş ücret pastasının adil şekilde dağılımını sağlayacak performans yönetimi sistemi ve değişken ücret
  • Yaratıcı ve çevik İK ekipleri